Erzincan: Büyük mücadele yılına giriyoruz

14

KJK Koordinasyon Üyesi Besê Erzincan, zorlu bir yıl olan 2021’i direnişle lehlerine çevirdiklerini belirterek, “2022, büyük bir mücadele yılı olacaktır. Kesinlikle kazanan ve başaran biz olacağız” dedi.

Kadın özgürlük mücadelelerinin geliştiği ve derinleştiği bir yıl olan 2021’de tüm dünyada büyük bir kadın direnişi yaşandığını kaydeden KJK Koordinasyon Üyesi Besê Erzincan, ortak mekanizmaları, örgütlülükleri, platformları oluşturdukça bu direniş ve mücadelenin hızla yayılıp büyüyeceğini söyledi.

KJK Koordinasyon Üyesi Besê Erzincan, ANF için kadın hareketi ve kadın özgürlük mücadelesi penceresinden 2021’deki gelişmeler ışığında 2022’ye projeksiyon tuttu:

TECRİT VE ÖNDERLİĞİN DİRENİŞİ

Önderliğimizin tarihsel olağanüstü direnişini tüm insanlık görmektedir. Esasta kapitalist modernist sistem Önderliği tecrit içine alarak görünmez kılmak istemekteydi. Bu şekilde kendi ideolojisini kolaylıkla yayacaktı. Yüzyıllardan beri büyük maharetle yaptığı özgürlük potansiyellerini kendi sistemine eklemleme, vahşi çarkları içinde parçalamayı gerçekleştirebilecekti. Önderliğimizin varlığı, düşünceleri, insanlığı özgürleştirmede kullandığı araç ve yöntemler çoktan başarılar kazandı. Önderliğimiz başta kadınlar olmak üzere tüm insanlık için iradeli olmanın, kendi öz yönetimlerini kurmanın şifrelerini verdi. Bu nedenle bir kez daha Önderliğimizin İmralı direnişini büyük bağlılık ve minnettarlıkla selamlıyoruz.

Sistem, insanlık dışı yöntemlerle Önderliğimize yaklaşım göstermektedir. Önderliğimiz, 2021’de tüm yılların toplamına bedel çok ağır yönelimlerle karşı karşıya geldi. Önderliğimize görüş yasağının yanı sıra birçok kısıtlama getirildi. En son volta attığı için hücre cezaları verildi. Önderliğimiz ağırlaştırılmış mutlak tecrit sınırları içinde tutulmaktadır. İmralı kapalı bir kutu halinde tutulduğundan ayrıntıları bilme imkanımız olmuyor. Türk devlet sisteminin zalim yüzü bilindiğinden durum anlaşılıyor.

Bizim ve ilerici insanlık güçleri için Önderliğimize yaklaşım turnusol kağıdı görevi görüyor. Kapitalist modernist güçler, Önderliğimiz üzerindeki tecrit ve işkenceyi hiçbir biçimde gündeme almıyor. Ahlak dışı bir yaklaşımdır. Önderliğimizin tecrit altında çarmıha mahkum edilmesi kadınlara, halkların özgürleşme davasına nasıl iki yüzlüce, soykırımı destekleme temelinde yaklaştıklarını göstermektedir. En son AK Bakanlar Komitesi bir yıl sonrası için bilgi istedi. Önderliğimiz yıllardan beri en ağır koşullarda yaşamını sürdürmektedir. Buna direkt bir müdahale ve karar gerekiyordu. Bu yaklaşım ve karar kabul edilemez.

Önderliğimizin fiziki özgürlüğünün sağlanması için 2021’de uluslararası alanda çok etkili kampanya ve hamleler yürütüldü. Önderliğimiz dünyada tanınan, kabul edilen bir önderlik haline gelmiştir. Kadınlar, halklar, inanç gurupları, emekçi kesimler daha fazla sahipleniyor. Önderliğimizin görüşleri, ideolojisi hiçbir zaman olmadığı kadar yayıldı. Özgürlük arayışçısı insanlara ulaşmıştır ve halen de ulaşmaktadır. Bu yönüyle bu yıl yürütülen “Dem Dema Azadiyê Ye” hamlemiz önemli bir başarı sağlamıştır. Önderliğimize önemli bir sahiplenme ve düşüncelerinin yayılmasında bu yıldaki mücadeleler başarıya ulaşmış ve bu durum daha fazla gelişmektedir. Önderliğimiz kadın örgütleri tarafından giderek kabul görülmekte ve kadın özgürlüğünün de öncüsü olarak kabul edilmektedir. Önderliğimizin kadın özgürlük hareketine öncülüğü egemen erkek zihniyetini kendi şahsında öldürerek gerçekleştirmeyi başarmıştır. Dikkat edilirse uluslarası alanda da Önderliğimizin fiziki özgürlüğü için çalışanların çoğunluğunu kadınlar oluşturmaktadır. Önderliğimizin özgürlük kampanyalarına kadınlar, gençler büyük ilgi gösterdi.

Dolayısıyla 2022 yılı Önderliğimizin özgürleşme mücadelesinin çok daha güçlü yürütüleceği bir yıl olacaktır. Kadın özgürlük hareketimiz mücadelemizin özüne, merkezine birinci gündemine Önderliğimizin özgürleşmesini koymuştur. Bu temelde geliştirdiğimiz KJK-KCK hamlelerini ve KJK olarak “Kadını kırımına karşı özgür kadını ve toplumu savunma zamanı” hamlelerini büyük bir kararlılık ve iddia ile yürüteceğiz.

TASFİYE SALDIRILARI VE GERİLLA DİRENİŞİ

Savaş tarihimizin en şiddetli dönemlerinden biri bu süreçte yaşandı. Türk devleti, NATO ve KDP desteğini alarak gerillayı tamamen tasfiye etme temelindeydi. Gerilla şahsında kadınların, halkımızın, halkların, insanlığın özgürlük umudu bitirilmek istendi. Görünüşte TC devleti ve gerilla şahsında yaşansa da özünde iki dünyanın çatışmasıydı. Bir tarafta gerilla şahsında insanlığın demokratik modernite güçlerinin kadınlar öncülüğünde tüm ezilenlerin, halkların, gençlerin, emekçilerin, inanç topluluklarının, aydınların direnişiydi.

Dolayısıyla gerilla güçlerinin 2021 yılındaki savaş ve direniş performanslarını kutluyorum. Bu savaşta onlarca çok değerli kahraman yoldaşları şehit verdik. Her biri halkımızın en değerli evlatları olan bu şehitlerimizin anıları önünde saygıyla eğiliyorum. Büyük acılar çekilse de her şehidimizi mücadelenin ruhu haline getirmeyi başardığımızı belirtmek istiyorum. İntikamlarını direnişimiz ve mücadelenin büyütülmesi temelinde almaktayız. Bu temelde önümüzdeki süreçte mücadelenin başarısı için tüm gücümüzü ve potansiyelimizi devreye koyacağımızı bir kez daha belirtmek ve sözümüzü yenilemek istiyoruz.

YJA Star güçlerimizin Heftanîn, Xakurkê, Zap, Metîna ve Avaşîn alanlarındaki direnişleri efsane olmuştur. YJA Star güçlerimiz bu yıl çok olağanüstü bir performans gösterdi. Kadın tarihimizde kadın gerillanın en fazla rol oynadığı bir dönem yaşandı. Demokratik modernitenin gerillacılığının öncülüğünü kadınlar yaptı. Demokratik modernite gerillacılığı kadın gerillalar öncülüğünde başarıyla pratikleştirildi. Kürdistan gerillası, aklı, iradesi, bilinci ile özgürlük için öz savunma güçlerinin önemini bir kez daha savaştaki duruşuyla göstermiştir. Kadın gerilla, özgürlüğe ne kadar büyük bir aşk ve tutkuyla bağlı olduğunu göstermiştir.

YJA Star karargahımız, savaşçılarımız direnişleri yanında özgürlüğü yaratan, üreten bir merkez rolünü oynamıştır. Dünya kadınlarının özgürlük umudu, ilham kaynağı olmayı başarmışlardır. Bugün Kürt kadın gerillanın savaşta oynadığı öncü rolü ve fedailiği tüm dünya tarafından anlaşılmaktadır. Kadın özgürlük mücadelemiz, gerillada ve toplumsal direnişteki duruşu ile tarihi rolünü oynamıştır.

ZİNDANLARDA ÇÜRÜTME VE TUTSAKLARIN DİRENİŞİ

Türk devleti, dünyanın en faşist devletidir. Dünyada hiçbir devlet ve iktidar, böylesine katı bir soykırım zihniyetine sahip olmamıştır. Erdoğan iktidarı, İttihatçıları ve Kemalistleri bin kez aşmıştır. Örgütlü, bilinçli halk gerçeğimize saldırarak soykırımı tamamlamak istiyor.

Zindanlarda yaşanan durum ne kadar vahşi bir sistemin iş başında olduğunu gösteriyor. Zindanlarda binlerce militan, siyasetçi, meclis üyeleri, yurtsever insanımız bulunmaktadır. Zindanlar en fazla da bu dönemde çok güçlü, fedaice bir direniş içinde oldu. Bu temelde zindan direnişçilerini, arkadaşlarımızı sevgi ve saygıyla selamlıyoruz.

Garibe Gezer arkadaşımızın ve diğer şehit düşen arkadaşlarımızın şehadetinden devlet sorumludur. Zindanlarda katliam provaları yapılıyor. Zindanda hastalanan Aysel Tuğluk’a yapılanlar vicdansızca ve insanlık dışıdır.

Devlet, ağır hastaları, cezası bitenleri serbest bırakmıyor. Burada amaç aynı zamanda zindandakileri, toplumu teslim alma temelinde yürütülen politikalardır. Kürt kadınları, devletin bu çirkin, vahşi politikasını hiçbir zaman kabul etmedi, etmeyecektir. Tüm çalışmalarda, direnişte öncülüğü asla bırakmayacak, aksine intikam ruhuyla çalışmalara daha fazla sarılmıştır. Daha fazla öncülük rolünü oynayacaktır. Bugün Kürdistan’da çalışmaları yürüten, sürükleyen kadınlardır. 14 Temmuz ruhu canlıdır ve içimizdedir. Bu nedenle zindanları teslim alma politikası tutmaz. Tüm kadınlar, analar, toplumumuz cezaevlerine sahip çıkmalıdır. Zindan etrafında bir direniş çemberi oluşturmalılar. Gündem olmalıdır. Eylemlilikler geliştirmelidir.

SİSTEMİN KADIN POLİTİKASI VE KADINLARIN MÜCADELESİ

2021, kadın özgürlük mücadelelerinin geliştiği ve derinleştiği bir yıl oldu. Salgın, çevre felaketleri, ekonomik sorunlar, göçler, yoksullaşma bu yılda da devam etti. Küresel hegemonik sistem, 21. yüzyıl itibarıyla derin bir kriz içinde, ciddi bir tıkanmayı yaşamaktadır. Tarihe bakıldığında sistem ne zaman bunalıma girmişse kadına yönelik sömürü politikaları üzerinden çıkış yapmaya çalıştığını görmekteyiz. Kadın üzerinden gerçekleşen politikalar, aslında topluma yönelik geliştireceği politikaların özünü de gösterir. Erkek devlet ve iktidar karşısında karılaştırılır. Dolayısıyla kadına yönelik politika, aslında topluma yönelik politikadır. Kadınlar şahsında geliştirilen karılık kültürü, tüm toplumun karılaştırılması anlamına gelmektedir. Hegemonik sistemin amacı da budur.

İnsanlığın toplumsal, ekolojik krizler içinde derin bunalımların yaşadığı bir dönemdeyiz. Egemen sistem kendi ömrünü uzatmanın derin planlamalarını yapmaktadır. İnsanlık açısından yarattığı yıkımı görmekte ancak bencilliği, egemenlikli zihniyet dünyası, kara endekslenmiş bakış açısı nedeniyle bu yıkımı engellemek için bir şeyler yapmak bir yana, krizleri derinleştirmekte ve toplumları daha fazla batağa saplamaktadır Egemenlikli zihniyetin sömürüye, hakimiyete, çevresini sürekli köleleştirmeye kodlandığını bilmekteyiz. Bunu aşacak olan zihniyet, örgütlenmeler, hareketler ancak kadınlar, gençler, halklar, inanç gurupları, emekçiler olabilir.

İnsanlık doğal bir yaşam refleksi olarak alternatif yaşam arayışları içindedir. Bu anlamda bir yandan ağır baskı ve şiddet varken diğer yandan geleceğin şekillendiği bir anda yaşıyoruz. Hem geçmişi, hem geleceği yaşadığımız bu tarihsel oluşum anlarının kıymeti çok yüksektir. İnsanlığın bu krizli anında kadınlar yaşamın temel yapıcı özneleri olarak mücadele ve direnişleri ile belirleyici bir rol oynamaktalar.

Kapitalist modernist sistem, 21. yüzyıl itibarıyla kadınlara karşı çok yönlü bir sömürgeleştirme stratejisi izlemektedir. Bir yandan dikkatle bakıldığında yükselen kadın özgürlük mücadelesinin hızını kesmek, alternatif olmasını engellemek için tüm devrimlerde geliştirdikleri yöntemi, bu kez kadınlar üzerinde denemekteler. Kadınlar sistem içine alınıyor. Devlet kademelerinde, parlamentolarda çeşitli görevler alabiliyor. Böyle yaparak kadınların özgürleştiği yanılsaması yaşatılıyor. Kadınların önlerinin açılması, devlet kademelerinde görevler alması, kesinlikle egemen sistemin bir lütfu değil. Kadınların kendi emekleri, verdikleri bedel, ulaştıkları özgürlük zihniyeti ve mücadeleleri ile bağlantılıdır.

Kadınlar, bir yandan yaşamın her yanında yer alırken esasta ise kendi özgün örgütlülükleri ve kadın sistemini inşa etme noktasında bir yaklaşım sahibi olmalılar. Kadın çalışmalarının gelişme düzeyi bizim özgürlük düzeyimizi göstermektedir. Kadınlar kendi iradelerini, düşünce güçlerini, eylemliliklerini, kısaca yaşama dair tüm konularda inisiyatif elde etmeyi, kendi gündemlerini yaratıp bu temelde yeni yaşamı inşa etmeyi ancak kadın örgütlülüklerini geliştirerek ortaya çıkarabilir. Egemen sistemin bize sunduğu bin bir tuzağa karşı uyanık olmak gereklidir. Sahte özgürlükçü anlayışları iyi tanımalıyız. Toplumsal özgürlük üzerinde durmalıyız.

Afgan kadınları bölgenin en bilinçli, tecrübeli kadınlarıdır. Afganistan’ın Taliban’a terk edilmesinin önemli bir sebebi de bölgenin taşıdığı özgürlük potansiyelidir.

Rusya ve Çin gibi ülkelerde halen kadınlar özgürce kendi örgütlenmelerini geliştirememektir. Bu haliyle de kapitalist modernist sistem ve anlayışın en geri versiyonunu yaşamaktadırlar.

Dünyanın birçok ülkesinde kadınların örgütlü ve radikal mücadele verdiğinde çok değerli kazanımları elde ettiğini görmekteyiz. Örneğin kadınlar, Şili’de iktidarın değişmesinde büyük bir rol oynadı, Arjantin’de kürtaj hakkını elde etti.

Kürdistan kadın hareketinin etkisi, dünyada giderek yayılmaktadır. Örneğin Avrupa’da eşbaşkanlık sistemimiz yayılıyor. Yine birçok devrimci harekette özgün, özerk kadın örgütlülükleri geliştiriliyor. Bunlar çok önemlidir. Önderliğimizin kadın özgürlük düşünceleri kabul görüyor ve yayılıyor.

2021 itibarıyla tüm dünyada büyük bir kadın direnişi yaşandı. Kadınlar ortak mekanizmaları, örgütlülükleri, platformları oluşturdukça bu direniş ve mücadele hızla yayılacak ve büyüyecektir. İnsanlığın özgürleşmesinde, kapitalist modernist sistem canavarından kurtuluşta kadınlar başat rol oynamakta.

KÜRDİSTAN’DA KADIN MÜCADELESİNİN BİR YILI

Kuzey Kürdistan’da 2021’in tamamı büyük bir direniş içinde geçti. AKP-MHP iktidarı başta ekonomik sorunlar olmak üzere toplumsal sorunları, izlediği politikalar nedeniyle ayyuka çıkarmıştır. Türk devleti kendi tarihinin en hukuksuz, mafya ve çeteci bir hükümet dönemi içindedir. Tam bir soygun ve talan düzeni hakim olmuştur. Kadın düşmanı politikaları bilinmektedir. Örneğin İstanbul Sözleşmesi gece yarısı kararnamesiyle yürürlükten kaldırıldı. Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri artmış durumdadır. AKP-MHP kadını ikinci cins, eve kapatılacak, çocuk doğuracak bir obje olarak görmektedir. Buna karşı direnenlere şiddet uygulanmakta, hapislere atılmaktadır.

Gençler uyuşturucu, fuhuş, ajanlaştırma üçgeni içine alınmıştır. Aşk adı altında yaşanan teslimiyet ve düşürme ilişkileridir. Genç Kürt kadınlarının şahsında toplumun özgürlük duyguları gasp ediliyor.

Kürt anaları, barış anaları, şehit ailelerimizi, tutuklu ailelerimizi selamlıyorum. Şimdiye kadar çok önemli bir direniş kaynağı oldular. Direnişimiz bu anaların şahsında mücadelemizin her tarafında yükselip büyümektedir. Kürt kadınları çok büyük acılar çekti, katliamlara uğradı. Asla pes etmediler ve yaşam karşısında hep güçlü durdular.

Leyla Güven ve Ayşe Gökkan şahsından verilen cezalar,  aslında örgütlü, iradeli, özgürlüğe kilitlenmiş kadınlara verilen cezalardır. Kürt kadınları bu arkadaşlar ve yine cezaevinde olan olan Gülten Kışanak, Figen Yüksekdağ, Aysel Tuğluk, Sebahat Tuncel, Nurhayat Altun ve diğer tüm tutsaklara verilen cezalar bu temeldedir. Cezaevinde direnen tüm yoldaşları saygı ve sevgi ile selamlıyoruz.

Geçen süreçte HDP Kadın Meclisi ve TJA çok önemli çalışmalar yaptı. Topluma başarılı bir öncülük etti. Bunun daha da geliştirilmesi gerekir.

Türkiyeli kadınlar da çok önemli bir direniş içinde oldular. İstanbul’da kadınlar direnişi asla bırakmadı. Türkiyeli kadınlar, Kürt kadınları, tüm halklardan, inançlardan kadınlar birlik olmalı, mücadeleyi büyütmelidirler. Çeşitli platformlar var. Bunlar aktifleşmelidir. Türkiye ve Kuzey Kürdistan’daki kadın mücadelemiz, Ortadoğu kadınlarının mücadelesine öncülük ederek geliştirecektir.

Rojavayê Kurdistan’da Türk devletinin işgaline karşı durmak, öz savunma ile birlikte yeni yaşamın, kadın sisteminin inşasını gerçekleştirerek insanlık tarihine örnek bir model oluşturma çalışmalarını sürdürmekteler. Demokratik ulus modelimiz Rojava’da Kürt kadınlarının öncülüğünde inşa edilmektedir. Rojava Devrimi, Ortadoğu’da başta Arap kadınları olmak üzere tüm kadınları etkilemektedir. Kürt halkının ulusal birliğinde ve Ortadoğu halkların, inançların birlikte yaşam kültürünün gelişmesinde Rojava kadın devrimimiz öncülük etmektedir. Rojava Devrimi bir kadın devrimidir. Kadınların tüm çalışmalara en aktif bir biçimde katıldığı bir yerdir. Bu temelde somutta gerçekleştirilen tüm çalışmalar tüm dünya kadınlarına büyük bir umut ve ilham kaynağı olmaktadır.

İran ve Rojhilatê Kurdistan’da halkımıza, kadınlara, farklı inanç ve mezheplere baskı uygulanmaktadır. Yönetimlerde yer verilmemekte, temel insan hakları tanınmamaktadır. İdamlar, tutuklamalar, işkenceler ile toplum terbiye edilmek istenmektedir. Kadınların İran rejimine ciddi bir tepkisi, muhalefeti söz konusudur. Rejim kadın düşmanı politikalarını sürekli derinleştirmektedir. En son ders kitaplarından kadın resimlerinin dahi çıkarılması söz konusudur. Yaşamın her alanında, her anında kadının erkeğe bağımlı kılınması stratejisi en fazla İran’da uygulanmaktadır. Zorla başörtüsünü farz kılma ciddi tepkiye yol açmaktadır. İran devleti kadınların muhalefetinden çok korkmaktadır. Kadınlar, İran tarihinde her zaman önemli bir rol sahibi olmuşlardır. Bu nedenle yüzlerce kadın aktivist, muhalif kadın zindanlara atılmaktadır. Örneğin Zeynep Celaliyan’dan ve birçok tutuklu kadından günlerce haber alınamıyor.

Rojhilat’ta faaliyet gösteren partilerin kadınları kendi içlerinde birlik sağlamalıdır. Ortak çalışmalar yürütebilirler. İran kadınları ile geliştirecekleri ittifaklar, halkların özgürleşmesinde son derece önemli bir rol oynayacaktır.

Irak ve Güney Kürdistan’da kadınların durumu ise ayrıca değerlendirilebilir. Güney’de Kürt kadınlarının çok önemli bir bilinci ve tecrübesi vardır. Kadınların çeşitli hiziplere bağlı olması bağımsız ve partiler üstü bir örgütlenme ve yaklaşıma gidememesi nedeniyle bir kadın iradesi ve rengi ortaya çıkamamaktadır. Yine kurulun kimi kadın örgütleri şekli olmaktan kendisini kurtaramamaktadır. Bu yüzden Güney Kürdistan’da kadınlar, bağımsız özgün ve özerk kadın örgütlülükleri kurmalıdır. Şekilde kalan sivil toplum kurum ve kuruluşları aşılabilmelidir. Dışarıya bağımlı sivil toplum kuruluşları, aslında kadınları radikal mücadeleden alıkoymaktadır. Kadın örgütleri güçlü kurulduğu taktirde Güney Kürdistan kadınlarının çok önemli bir yaşam tecrübesi vardır. Cesaretlidirler. Irak’ta da Kürt kadınların örgütlenmesi sonucu oluşacak Kürt-Arap-Türkmen-Süryani kadınları ve Sünni, Şia, Hristiyan, Kakayi, Şebek gibi çeşitli din ve mezheplerden oluşacak olan kadın birliği, bu topraklarda çok ciddi bir etki yaratacaktır. Aynı zamanda Güney’de partiler arasında ve parti içindeki hizipçilik, iktidarcılık hastalıklarına, yolsuzluklara, adaletsizliklere, anti demokratik yaklaşımlara karşı kadın birliği çok önemlidir. Kadınlar özgürlük, eşitlik, demokrasi düşünceleri temelinde örgütlendiklerinde güçlü çıkışlar yapabilirler. Kadınlar kendi bağımsız örgütlenmelerini yaratmalıdırlar. Bu temelde dört parça Kürdistan’ı birleştirecek Kürt kadınlarının ulusal kongresini, Ortadoğu kadın birliklerini geliştirebilirler. Bu yönüyle Güney’de geliştirilen ihanet ve işbirlikçi çizgiye en doğru tavrı göstermiş olurlar.

Şengal kadınları ferman sonrasının acılarını bilince dönüştürmede önemli bir mesafe kaydetmiştir. Şengal halkı artık bilinçlenmiştir. Êzîdî din ve kültürünü yaşatmanın temel şartı özerkliğin kazanılmasıdır. Êzîdî halkımız kadınlar kendi kendilerini yönetmeliler. Bunun için başta kadınlar gençler olmak üzere Şengal halkımızın kendini örgütlemesi gerekir. Komün ve meclisler temelinde örgütlemek gerekir. Toprağına, kültürüne en bağlı olanlar kadınlardır. Şengal’de topraklarına en bağlı olanlar kadınlardır.

Avrupa’da kadınların yürütmüş olduğu çok önemli bir çalışma vardır. Burada dört parça Kürdistan’dan insanlarımız vardır. Bu yönü ile çok kapsamlı bir rol üstlenmekteler. Hem Kürdistan’da halkımızın statüsünün kazanılmasında hem de dünyada kadın özgürlük problemlerinin çözümü için kadın hareketimizin tecrübelerini aktarma bakımından bir misyonları vardır. Bir yandan kendi komün ve meclislerini geliştirirken diğer yandan ise Avrupa halklarını, kadınlarını kazanma çalışmalarını daha etkili yürütmelidirler. Kapitalist modernist yaşamın, sistemin içinde erimemeliler. Unutulmamalıdır ki bu sistem halkımızın ve kadınların düşmanıdır.

Hareketimiz evrensel bir harekettir. Kadın boyutu zaten en güçlü evrensel yanıdır. Kürt sorununun özerklik temelinde çözümü, tüm dünyada bu fikriyatın gelişmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Mücadelemiz tüm halkların, kadınların mücadelesidir. Enternasyonal arkadaşlar kapitalist sistemin zihniyeti, yaşam tarzı ve alışkanlıklarından kurtuldukça hem Kürdistan hem de kendi ülkeleri için güçlü bir mücadele yürütebilirler. Önderliğimiz, genel ve kadın hareketimizin tarihi okunup, tartışılıp uygulandıkça çok daha güçlü bir mücadele içinde olacaklardır.

BÜYÜK BİR MÜCADELE YILINA DOĞRU

2022, büyük bir mücadele yılı olacaktır. Kadınlar olarak AKP-MHP rejiminin yıkılması için tüm gücümüzle çalışacağız. 2021 yılı zorlu oldu. Direnişimizle bu yılı kendi lehimize çevirdik. Erdoğan çeşitli manevralarla yine halkı kandırmaya çalışmakta ve yeniden iktidarda kalmaya çalışmaktadır. Biz kadınlar kesinlikle buna engel olacağız. Bu faşist iktidarın yenilmesi kadınların örgütlü direnişi ile sona erdirilecektir. Kadınlar olarak önümüzdeki yılda güçlü, iddialı bir şekilde katılım göstereceğiz. Önderliğimizin fiziki özgürlüğünün sağlanması, kadın özgürlük problemlerinin çözülmesi, halkımızın Ortadoğu’da onurlu, kimlikli bir şekilde yaşamasının çalışmalarını güçlü bir şekilde yürüteceğiz. 2022 yılından umutluyuz. Kesinlikle kazanan ve başaran biz olacağız. Bu temelde Önderliğimizin, kadınların, halkımızın, halklarımızın 2022 yılını şimdiden kutluyorum.